Connect with us

Haberler

Kuyucak Toki Konutları Törenle Sahiplerine Teslim Edildi

Bu haber

yayınlandı

Kuyucak Mustafa Paşa mahallesinde 24 bin 185 m2’lik alan üzerine Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ve Kuyucak Belediyesi işbirliği ile yapılan 177 konutluk Toki evleri düzenlenen tören ile hak sahiplerine teslim edildi.

Kuyucak Belediye Düğün Salonunda düzenlenen Toki evleri anahtar teslim törenine AK Parti Aydın Milletvekili ve MKYK Üyesi Metin Yavuz, AK Parti Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim, Kuyucak Kaymakamı Yılmaz Kurt, Kuyucak Belediye Başkanı Metin Ertürk, AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, AK Parti Kuyucak İlçe Başkanı Ali Güçlü ve hak sahipleri katıldı.

Açılış konuşmalarının ardından hak sahiplerine yeni evlerini teslim etmenin verdiği mutluluğu yaşadığını ifade eden Kuyucak Belediye Başkanı Metin Ertürk, ‘‘Belediyemizce göreve geldiğimiz günden itibaren seçim döneminde söz verdiğimiz projelerimizi bire birer hayata geçirdik. Devletimizin destekleriyle ilçemizin çehresini de değiştirmeye devam ediyoruz. Şehrimizin içerisinden geçen iki deremiz var biliyorsunuz. Bu iki derenin ıslah edilmesi gerekiyordu. Yaptığımız girişimler ile eski Orman ve Tarım Bakanımız Veysel Eroğlu’nun desteğini alarak bu iki derenin ıslah çalışmalarını tamamlayarak daha modern bir görünüme kavuşmasını sağladık. Şimdi de, TOKİ ile yaptığımız işbirliği sonrası, Kuyucak’ta olmaz denilen, yapılamaz denilen bu projenin tamamlanması sonrasında şimdi sizlere anahtarlarınızı teslim ediyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Allah mutluluk içinde, güle güle oturmayı nasip etsin.’’ ifadelerini kullandı.

YAVUZ’DAN KENTSEL DÖNÜŞÜMDE TOKİ VURGUSU

81 ilde hayata geçirdiği projeler ile ev sahibi olamayan dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapan TOKİ’nin önemine dikkat çeken AK Parti Aydın Milletvekili ve MKYK Üyesi Metin Yavuz, ‘‘Geçmiş yönetimlerden AK Parti iktidarına sirayet eden ülkemizin iki önemli sorunu bulunmaktaydı. Bunlardan birincisi terör, ikincisi ise her kolda yapılan plansız projesiz uygulamalardı. Çok şükür, terör belasından artık tamamı ile kurtulma noktasına geldik. Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘‘Teröristlerin, kökünü temizleyene kadar devam edeceğiz.’’ diyerek terör örgütlerine karşı, sınırlarımızın içinde ve dışında kararlı, sert, korkusuz ve karizmatik lider duruşuyla birlikte, İçişleri bakanımız Süleyman Soylu’nun özellikle güneydoğu ve doğu Anadolu bölgemizi karış karış gezerek bizzat yönettiği başarılı operasyonlar neticesinde PKK artık bitme noktasına gelmiştir. Hatırlayın, terör’den dolayı doğu bölgelerimizdeki şehirlerimizde yapılar kullanılamaz hale gelmiş, dar gelirli vatandaşlarımız evsiz, yuvasız kalmıştı. Yine geçmiş yönetimlerden sirayet eden her iş kolundaki plansız uygulamalar da ülkemizin ikinci büyük sorunu haline gelmişti. Bu sorunun çözümünü de Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’mızın ülkemiz genelinde hayata geçirdiği projeler ile hem modern yeni yaşam alanları oluşturuluyoruz, hem de bu yaşam alanlarında dar gelirli olup ev sahibi olamayanları düşük taksit ve uzun vadeler ile yeni konut sahibi yapıyoruz. Vatandaşlarımız, kira öder gibi ödeme yaparak yeni bir ev sahibi oluyorlar. Devletimizin TOKİ ile tam destek verdiği projeler ile doğu bölgelerimizde artık kimse yuvasız, evsiz değil. Yapımı tamamlanarak anahtarları teslim edilen daha modern yeni konutlar ile vatandaşlarımız artık refaha kavuşmuş durumdalar. Ülkemiz genelinde hayata geçen projeler ile artık çarpık kentleşmeden de uzaklaşmış durumdayız. Şehirlerimiz daha modern ve yaşanılabilir olmuştur. Olmaya da devam edecektir. İşte bu projelerden bir tanesi de ilçemiz Kuyucak’ta hayata geçti. TOKİ ve Kuyucak Belediyemiz iş birliği ile yapımı gerçekleştirilen Toki evlerinin anahtarlarının hak sahiplerine teslimleri için bugün burada toplanmış bulunuyoruz. Tünel kalıp sistemiyle 2+1 ve 3+1 olarak planlanan 177 konut ile alt yapı ve çevre düzenlemeleri yapılmış olan Toki evleri Kuyucak’ta yeni bir yaşam alanı oluşturdu. Allah, devletimizden razı olsun. Bu yeni yaşam alanında yeni konut sahibi olan siz değerli hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyor, huzur, ferah ve mutluluk içerisinde oturmanızı diliyorum.’’ dedi.

Yorumlar

yorumlar

Gündem

Sen kimsin ki eyy Nedim Kaplan?..

Bu haber

yayınlandı

Editör

Eeeey Nedim Kaplan!.. Ağır ol da molla desinler… Ak Parti Koçarlı Belediye Başkan Adayı Nedim Kaplan’ın seçim propagandası için gittiği bir yerde yaptığı konuşma birçok vatandaş tarafından tepkiyle karşılandı!..

Güç zehirlenmesi yaşayan Ak Partili Nedim Kaplan gibi bazı adayların henüz Başkan bile seçilmeden, seçim kazanmadan bu şekilde bir konuşması, mazallah seçimi kazanması halinde nasıl bir üslupla vatandaşın karşısına çıkacağı ise merak konusu haline geldi!..

Koçarlı’ya yeni Jandarma Karakolunu da yapmaya talip olan AKP’li Belediye Başkan adayı Nedim Kaplan tepki çeken konuşmasında şu inanılmaz sözleri sarfediyor: Sayın Soylu elimi tutup “Nedim Kaplan’ın emrindeyim, Nedim Kaplan’ın yanındayım diye üç defa söyledi mi? Söyledi!.. Ankara Külliye’de Sayın Cumhurbaşkanımızla defalarca görüştük mü? Görüştük!.. Yahu sen tanısan ne olur, tanımasan ne olur!..”

Devlet de benim!..
Hükümet de benim!..
Millet de biziz!..

SEN KİMSİN!..

Sayın Soylu arkandaysa, Sn. Cumhurbaşkanı arkanda duracaksa!..
Böyle mi konuşman gerekiyor!..
Yakımış mı size!..

Koçarlı Belediye Başkan adayı olan AKP’li Nedim Kaplan bu cümleleri muhtemelen Aydın BŞB Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu kastederek söylüyor ama yine de Soylu’nun gaz vermesiyle güç zehirlenmesi yaşadığı açıkça belli olan Nedim Kaplan’a bu tür bir konuşma hiiç yakışmamış!..

Biz de kendisine soruyoruz!..

Sen kimsin Nedim Kaplan!..
Sen Kimsin!..

Hiç tahmin etmiyoruz ama, kazayla seçimi kazanırsan Koçarlılı vatandaşlara yapacağın hizmetten Allah herkesi korusun!..

Amiin!..

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

Milli Takım’a Güneş Doğdu!..

Bu haber

yayınlandı

Editör

2020 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri H Grubu ilk maçında A Milli Takım deplasmanda Arnavutluk’u 2-0 mağlup etti.

Millilere galibiyeti getiren golleri 21’inci dakikada Burak Yılmaz ve 55’inci dakikada Hakan Çalhanoğlu kaydetti. A Milli Takım bu sonuçla teknik direktör Şenol Güneş yönetimindeki ilk galibiyetini elde ederken, gruba da galibiyetle başladı.

Mücadelenin ardından tecrübeli teknik adam Şenol Güneş önemli değerlendirmelerde bulundu.

İşte Şenol Güneş’in maç sonu açıklamaları:

“Herkesin mutlu olmasını istiyoruz. Milli Takım ortak değer. Onunla sevinip, üzülüyorsak; o sorumluluk da var. Bütün oyuncular sahaya çıktığında elinden geleni yaptı.”

“Düşündüğümüz akıcı oyun, seyir bakımından eksikti ama oyuncu kalitemiz onlardan iyiydi. Çıkarken top kullanmamız daha iyi olabilirdi. İyi sonuç, morali bugün yakaladık ama bu işin başlangıcı. İyi başlamak, iyi bitirmek gerekiyor.”

“Asıl bize lazım olan Moldova maçıyla bunu devam ettirmek ki, Haziran ayındaki iki büyük maça hazır olalım. Genel olarak havamız iyi ama oyunda pas yüzdesini daha yüksek yaparsak, daha farklı bir skor da olabilirdi.”

“Milli Takım’da uzun süre sonra kazanmak ayrı bir mutluluk ve gurur.”

‘Değişiklik yapabiliriz’

“Bana bir görev verildi. Türk halkının beklentisini karşılamak adına bu maç önemliydi. Sorumluluğu yerine getirdik. Sakatlarımız var. Sert bir maç oldu. Yorgun oyuncular var. Yarın yenileme yapacağız. Kadroda değişiklikler olabilir.”

“Rakibimiz beklediğimizden farklı formatla çıktı. Bütün bunlara hazırlıklı olmalıydık. Rakip hızlı çıkan bir takım savunmayı riske etmek istemedik. Bugün böyle bir kadro vardı, değişebilir. Kadroyu oluştururken kazanmak isteriz. Sahaya çıkan oyuncular gayretliydi.”

“Başkaları oynayabilir, kenarda bekleyen veya gelmeyen oyuncularımız da var. Benim için önemli olan sahadaki oyuncuların yüzde 100’lerini vermesiydi. Bunu da iyi başardılar. Oyun formatı olarak fazla pozisyon vermedik ama biraz daha iyi pas yapabilirdik.”

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

Çerçioğlu’nun bir Dikili ağacı bile yok!

Bu haber

yayınlandı

Editör

2009 yılında aradan sıyrılıp yaklaşık 500 oy ile belediye başkanı olan Çerçioğlu’nun şansı hep yüzüne güldü yani kendisine güldü.
Aydın ili o zaman bu zamandır Çerçioğlu’nun boş reklam afişleri ve kendi resimleri ile adeta Aydın halkını baydı.
Vatandaş hizmet beklerken
Vatandaşın bütçesi ile hele hele büyükşehir olduktan sonra yıllık bir katrilyon para dersek 5 yılda 5 katrilyon para adeta havaya uçtu.
Aydın halkına sormak lazım
Çerçioğlu Aydın’a10 yıldır ne kazandırdı?
Efeler’de bir garaj göz ile gözüken
Oda şehrin ilerideki gelişmesine göz önüne alırsak adeta bir ilçe garajı gibi yetersiz, küçük kalacak!
Bir dikili ağacı yok derken vatandaşa sormak lazım Çerçioğlu 10 yıldır Aydın’a ne yaptı?
Gören gözler gösterebilir mi?
Yok,koca bir sıfır.
Ege bölgesinde olan Aydın şehri CHP zihniyetinin elinde oyuncak oldu.
Tıpkı İzmir gibi.
Vatandaşın verdiği paralar ile ot, portakal,patates,koyun, çay daha ismini yazamayacağım pek çok şey Çerçioğlu’nun kendi reklamı için şehrin geleceği için değil kendine fayda için dağıttığı bütçeden Aydın’a fayda gelir mi?
Sosyal belediyecilik bütçenin %10’nu bilemedin %15 ile yapılmasına kimse karşı çıkmaz ama Çerçioğlu verdiği sözler ve projelerin %85’ni gerçeklestirmedi.
Yani Aydın halkına rüya sattı.
Zarar eden büyükşehir şirketleri işin cabası.
Dün ki meclis toplantısında meclis üyelerine %99.9 oybirliği ile bana yardım ettiniz diye plaket veren ve alan meclis üyeleri
Meclis üyesi olarak o plaketleri nasıl aldılar ona da şaşırmamak elde değil.
On yıllardır meclis toplantılarını izlerim ve Çerçioğlu’nun karşısında muhalefet eden tek bir meclis üyesine denk gelmedim.
Aydın halkına rüya satan Çerçioğlu kurnazlığı ile meclis üyelerini de hipnotize etmiş gibi şehrin geleceğine muhalefet etmeyen üyeleri anlamak mümkün değil.
Dikili ağacı olmayan Çerçioğlu’na
Meydandaki ağaçları katletene
Kendi posterinin gözükmesi için basında çıkan haberlere göre ağaç kıyan
10 yıldır şehre artı değer katmaya çerçioğlu bu sefer gidici
Hem de nasıl gidecek biliyormusunuz!
Türkiye’nin en pahalı suyunu satan
Kendi eli ile gidecek.
Siyaseti bir şey yapmasına gerek kalmadan
Vatandaş sandıkta tokadını patlatacak.
Elektrik faturalarını geçen su faturaları Çerçioğlu’nun sonu olacak.

Köşe Yazarı : Bahri KANAT

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Dünya

Nezih Demirkent’i vefatının 16. yılında özlemle anıyoruz

Bu haber

yayınlandı

Editör

11 Şubat 2001 tarihinde aramızdan ayrılan Türk basınının duayeni Nezih Demirkent’i saygı ve özlemle anıyoruz. Ekonomi yayıncılığının öncüsü DÜNYA, kurucusu Demirkent’in ilkeleri doğrultusunda saygın, güvenilir ve bağımsız olarak yayın hayatını sürdürüyor.

Aramızdan ayrılışının 16’ncı yılında andığımız Nezih Demirkent, ekonomiyi İstanbul’dan ibaret sayan anlayışı yıktı. Anadolu iş hayatını gündeme taşıyarak Türkiye ekonomisinin merkeziyle gövdesi arasında köprü kurdu.

Dünya Gazetesi’nin kurucusu, Türk basınının duayen kalemi Nezih Demirkent’i ölümünün 16’ncı yılında saygıyla anıyoruz. 71 yıllık yaşamında büyük başarılara imza atan Demirkent, bağımsızlığa ve özgürlüğe inanmış özgün kişiliğiyle Bab-ı Âli’de önder oldu.

Nezih Demirkent, 1930 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Yüzbaşı Ahmet Nurettin Bey’in Şanlıurfa’ya tayini ile 1 yaşında Anadolu’yla tanıştı. Yüzbaşı Nurettin Bey, 1934’te yürürlüğe giren soyadı kanunu ile Demirkent soyadını aldı. Uzun yıllar sonra Nezih Demirkent, bir sohbet sırasında yakın dostlarından Hasan Yılmaer’e, soyadı öyküsünü şu sözlerle anlatmıştı: “Babamın ve ailesinin kökeni Manisa’nın Demirci ilçesidir. Soyadını alırken, önce ilçenin adı olan Demirci’yi düşünmüş. Sonra da ‘Demirci adının, demir yapan, demir döven’ şeklinde anlaşılabileceğini düşünerek bundan vazgeçmiş. Sonra, Demircili olduğunu çağrıştırsın inancıyla ‘Demirkent’i soyadı olarak almış.”

Hakkari, ardından Nezih Demirkent’in ilkokula başladığı Van derken, Yüzbaşı Nurettin Demirkent’in ‘şark hizmeti’ tamamlanınca aile İzmit’e geldi. Nezih Demirkent de Van’da başladığı ilkokul öğrenimine İzmit’in Akçakoca ilçesindeki okulda devam etti. 1941-1942 öğretim yılında Haydarpaşa Lisesi’nin orta kısmına kayıt oldu. Haydarpaşa Lisesi’nden 1948 yılında mezun olan Nezih Demirkent, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Fakültedeki ilk arkadaşları, onunla gazetecilikte de birlikte olacağı Necmi Tanyolaç, tıp fakültesi öğrencisi Dr. Mücahit Atmanoğlu, Erol Dallı, bir üst sınıftan Hakkı Devrim oldu. Fakülte yılları, lise sıralarında ve Moda Spor Kulübü’nde olduğu gibi yine sporla iç içe geçti. Çeşitli konularda düzenlenen münazaraların değişmeyen isimlerden biri de Nezih Demirkent idi. Demirkent, 1952 yılında Hukuk Fakültesi’ni bitirdiği zaman mesleğini çoktan seçmişti. Artık o, 51 yılını vereceği gazetecilik mesleğinin içindeydi.

Son Saat’te gazeteciliğe başladı
Genç hukuk öğrencisi Nezih Demirkent, fakültenin ikinci sınıfındayken, 10 Kasım 1950’de Son Saat gazetesinde stajyer spor muhabiri olarak gazeteciliğe başladı. Gazetenin başında Cihat Baban vardı. Eski dostlarından Hakkı Devrim, Hasan Pulur da Son Saat’te çalışıyordu. Son Saat’te başarılı çalışmalarıyla dikkati çeken Nezih Demirkent, 1952 yılında Yeni Sabah gazetesi spor servisinde göreve başladı. Spor yazarı olarak çalışıyordu. Demirkent’in yeni görevi yılın transferi olarak konuşuldu uzun süre. İlerleyen yıllarda Yeni Sabah’ın yazı işleri müdürlüğüne kadar yükselecek yoğun çalışma temposu başladı. Demirkent, işi bitmeden evine gitmiyor, servisteki arkadaşlarının da aynı tempo ile çalışmasını sağlıyordu.

Askeri darbeler, ayaklanmalar, muhtıralar birbirini izliyor, gazeteler sık sık kapanıyor ve gazeteciler tutuklanıyordu. Nezih Demirkent, o yılları TV programında anlatırken, “Bizim kuşak üç askeri müdahaleyi yaşadı. Gazetecilik yapmak zordu” demişti.

Safa Kılıçlıoğlu, 1964 yılında Yeni Sabah gazetesini kapattı. Nezih Demirkent, Yeni Sabah kapandıktan kısa süre sonra Türkiye’de ilk ofset baskıyla yayınlanan ve Hürriyet grubuna bağlı Yeni Gazete’de yazı işleri müdürü olarak göreve başladı. 1969 yılında aynı gazetede genel müdür yardımcısı oldu ve 1970 yılında da müessese müdürü olarak Hürriyet’e geçti. Daha sonra aynı gazetenin genel müdürü oldu. 1981 yılında da Hürriyet gazetesinden ayrılarak DÜNYA gazetesini aldı ve bu gazetenin imtiyaz sahibi oldu.

Anadolu’nun sözcülüğünü yaptı
Nezih Demirkent, mesleki örgütlere çok önem veriyordu. Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Burhan Felek’in ölümünden sonra 1982 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) başkanlığına geldi ve 10 yıl süreyle bu görevi yürüttü. Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası’nın da bir dönem başkanlığını yaptı. Demirkent, aramızdan ayrılmadan önce de Türkiye Gazete Sahipleri Birliği Başkanlığı ve İstanbul Sanayi Odası Meclis Üyeliği görevlerini yürütüyordu. Baba ocağı Manisa’daki Celal Bayar Üniversitesi, Nezih Demirkent’e ‘Fahri Doktor’ unvanı vermişti. Yaşamı boyunca spora büyük önem veren Demirkent, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi ve ölümüne kadar da bu görevi yürüttü. TGC Başkanlığı sırasında Gazeteciler Sosyal Hizmetler ve Emeklilik Vakfı’nı yöneten Demirkent, TGC’nin yayın organı Bizim Gazete’nin aylık olarak yayınını başlattı. Ayrıca, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu TGC Hikmet Memduh Kızılağaç Huzurevi ile TGC Basın Müzesi projelerini gerçekleştirdi.

Türk basınının duayen ismi Nezih Demirkent, 11 Şubat 2001 tarihinde noktalanan 71 yıllık başarılı, onurlu hayatında ekonomi gazeteciliğinde DÜNYA ile birlikte bir çığır açtı. Ölümünün 16’ncı yılında andığımız kurucumuz Nezih Demirkent, Türkiye ekonomisini İstanbul’dan ibaret sayan anlayışı yıktı. Anadolu ekonomisini Türkiye gündemine taşıdı. Türkiye ekonomisinin merkeziyle gövdesi arasındaki köprüleri kurdu. DÜNYA, bugün onun ileri görüşünün bir kanıtı olarak saygın, güvenilir, bağımsız bir gazete olarak yayın hayatını sürdürüyor.

‘Mazeret yaratan, bir işi alıp da bitirmeyen insanlardan pek hoşlanmazdı’
3 Şubat 2006’da aramızdan ayrılan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Işın Demirkent, yarım asra yakın evliliklerinin gelecek kuşaklara da mesaj niteliği taşıyan unutulmaz çizgilerini şöyle anlatmıştı: “Bizim için gezmek biraz fanteziydi. Gündüz işyerlerimizde çalışmalarımızı tamamladıktan sonra, akşam da evde çalışırdık. Çalışkan insanları severdi, vurdumduymaz, mazeret yaratan, bir işi alıp da bitirmeyen insanlardan pek hoşlanmazdı.”

DÜNYA.COM

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

Mustafa Tanyeri: Söke Ovası afet bölgesi ilan edilmeli

Bu haber

yayınlandı

Editör

Geçtiğimiz günlerde yeni seçilen ve göreve başlayan Söke’nin çiçeği burnunda Ziraat Odası Başkanı Mustafa Tanyeri, taşkınlar nedeniyle sular altında kalan Söke Ovası’nın afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini söyledi!..

Tanyeri yaptığı açıklamada, Söke Ovası’nda yaklaşık 50 bin dekar arazinin taşkın nedeniyle göle dönüştüğünü ve ova genelinde büyük bir verim kaybının yaşandığını söyledi.

“ÇİFTÇİNİN ZARARI BÜYÜK”

Başkan Tanyeri, “Elimizde şu anda kesin veriler olmamakla birlikte Söke Ovası’nda yaklaşık 100 bin dekar alanda buğdayın yanı sıra, arpa ve fiğ gibi yem bitkisinin ekildiğini tahmin ediyoruz. Bu sezon fazla ekim yapılmasının nedeni münavebeden kaynaklı. Çünkü 2020 yılında münavebe yapılmazsa üretici devlet desteğinden yararlanamayacak. Bundan dolayı üretici buğday ve yem bitkisi ekimi yaptı. Ancak ekili alanlarımız sular altında kaldı.” dedi.

“DENİZE DÖNEN OVA AFETİ YAŞIYOR”

Büyük Menderes Nehri’nden kaynaklanan taşkınlar nedeniyle, Kalçık, Yeniköy, Burunköy, Akçakaya, Pamukçular, Nalbantlar, Avşar ve Yeşilköy Mahallelerinde binlerce dönüm arazinin sular altında kaldığını kaydeden Başkan Tanyeri, “Söke Ziraat Odası olarak önümüzde çözüm bekleyen en acil sorunumuz afeti yaşayan çiftçimize yardımcı olmaktır. Taşkın nedeniyle su altında kalan bölgelerin zaman geçirilmeden afet kapsamına alınması gerekiyor. Su baskınına maruz kalan ekili arazilerimizin kurtulma şansı yok. Bölgemizde sadece taşkın altında kalan alanlar değil, aşırı yağış nedeniyle de diğer ekili alanlarımızda da büyük zararlar var. Özellikle buğdaylarda çok fazla verim kaybı söz konusu. Söke Ovası’nın bir an önce afet bölgesi ilan edilmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“SÖKE OVASI MÜNAVEBE KAPSAMINDAN ÇIKARILSIN”

Söke Ovası’nda bu yıl ki hububat ve yem bitkisi ekiminin münavebeden kaynaklandığını belirten Ziraat Odası Başkanı Mustafa Tanyeri, “Yaklaşık 100 bin dekar arazimizde buğday, arpa ve yem bitkisi ekimi yapıldı. Çok sayıda çiftçimiz gelecek yıl sona erecek 3 yıllık süreye takılmamak için bu yıl ekim yaptı. Ancak ürünü su altında kaldı. Aydın’da münavebe uygulanabilir ama Söke Ovası’nda münavebenin yapılamayacağı son yağışlarla bir kez daha ortaya çıktı. Münavebe uygulamasının Söke Ovası’nın şartları göz önüne alınarak kaldırılmasını istiyoruz” dedi.

(HÜSEYİN IŞIK)

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

KALENDER ÇİZİYOR

Advertisement

Son Haberler

Anketimize Katılın

Aydınlıların Firma Rehberi

SPOR GÜNDEMİ

Advertisement
Advertisement

Günün Manşetleri

Advertisement
Advertisement

Facebook

Trend Haberler