Connect with us

Kadınca

İdeal sevişme süresi ne kadar olmalı?

Bu haber

yayınlandı

Çiftlerin en çok merak ettiği konular arasında cinsel yaşam ilk sırada yer alıyor.

Normal bir sevişme süresi ne kadardır, en ideal seks süresi nedir gibi soruları sizler de merak ediyorsanız yazımızdan bilgi alabilir, detaylı bilgiye erişebilirsiniz. İşte en ideal sevişme süresi…

Ortalama 12 dakika sürüyor

Yapılan araştırmalara göre heteroseksüel kadınlar ön sevişme ile birlikte 30 dakikadan az süren sevişmelerde daha az orgazm oluyor. En sevilen seks pozisyonları ile birlikte yapılan araştırmalara göre ortalama bir çiftin sevişme süresi günümüzde 12 dakika sürüyor.

30 dakikanın altındaysa dikkat!

Yapılan araştırmalarda ön sevişme ve orak seks bu süreye dahil edilmese de yine de bu süre çiftlerin orgazm olması için yeterli bir süre olarak görülmüyor. Ortaya çıkan sonuçlara göre 19 dakikaya kadar süren cinsel ilişkiden tatmin olma olasılığı yükselirken, 7 dakika süren cinsel ilişkilerde ise çiftler gelecek seferin daha iyi geçmesi için umut besliyor.

Kaynak: Pembenar

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku
Yorum yapmak için tıkla

Habere Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadınca

Kahve içmek karaciğeri alkolün etkisinden koruyor

Bu haber

yayınlandı

Editör

Yapılan araştırmalara göre her gün iki bardak kahve içmek, alkole bağlı oluşan siroz riskini %43’e kadar azaltıyor.

Yeni yapılan bir araştırmada kahvenin karaciğere olan faydası ortaya kondu. Çalışmanın bulgularına göre; her gün iki bardak kahve içmek, alkole bağlı gelişen siroz riskini %43’e kadar azaltıyor.

Siroz hastalığı çok ilerlediği vakalarda, karaciğer kaybına yol açabiliyor. İstatistiklere göre 1980-2010 yılları arasında da, 675 bin ila 1 milyon kişinin sirozdan dolayı kaybetti.

Siroz hastalığı obezite ve kronik alkol kullanımı gibi birçok faktörden kaynaklanabilir. Örnek verdiğimiz bu iki durumda da, karaciğerdeki kollajen gibi lif benzeri bağ dokular uyarılarak sağlıklı hücreler yerine skar dokusu üretilebilir. Yakın gelecekte unvanı obezite tarafından elinden alınacak gibi görünse de, şu anda sirozun en yaygın sebebi de alkol kullanımıdır.

Daha önceki yapılan çalışmalarda kahve temelli kafeinin anormal karaciğer fonksiyonlarına ve hücreler arası lifli bağ dokunun artmasına karşı koruyucu etkileri olduğu gösterilse de, bu veri üzerinde geniş kapsamlı bir çalışma yürütülmemişti. Daha önce yayımlanmış 9 araştırmanın verilerinden faydalanan ve kahve ile siroz riski arasındaki bağlantıyı gösteren yeni bir araştırma ise Alimentary Pharmacology and Therapeutics’de yayımlandı.

430.000’den fazla katılımcının olduğu ve 1.990 siroz hastalığının rapor edildiği 9 araştırmanın verileri üzerinden yürütülen yeni bir çalışmada, kahve tüketimi ile ters orantılı olarak siroz riskinin ciddi şekilde azaldığının bulgularına ulaşıldı.

Bulgulara göre; her gün bir bardak kahve tüketmek, siroz riskini %22 azaltıyor. Her gün 2 bardak kahve tüketmek ise siroz riskini %43’e kadar, 3 bardak tüketmek %57’ye kadar, 4 bardak tüketmek de %65’e kadar azaltıyor.

Kahvenin siroz riskini nasıl azalttığı, sorusunun kesin cevabı için ise yeni yapılacak çalışmaları beklemek gerekecek. Fakat araştırmacılara göre kahvenin antioksidan ve iltihaplanma önleyici etkisi bunu sağlıyor olabilir. Bu iki etkinin karaciğerde hücre aralarındaki lifli bağ dokunun artmasına karşı koruyucu özelliği olduğunun bulgularına daha önce yapılmış çalışmalarda ulaşılmıştı.

Araştırma her ne kadar geniş kapsamlı görünse de, araştırmacıların belirttiğine göre; yalnızca alkol kaynaklı sirozla kahve tüketimi arasındaki bağlantının kurulabilmesi, hepatit, obezite ve diyabet kaynaklı sirozun kahve tüketimi ile ilişkisi değerlendirilememesi gibi birçok sınırı bulunuyor. Ayrıca araştırmada bütün kahve çeşitlerinin (öğütülmüş, hazır, kaynatılmış ve filtre kahve gibi) aynı etkiyi yaratıp yaratmadığı konusunda da net bir bilgi bulunmuyor.

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

İstanbul Moda konferansı için geri sayım başladı

Bu haber

yayınlandı

Editör

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin ev sahipliğinde 11’incisi düzenlenecek İstanbul Moda Konferansı, 3-4 Ekim tarihlerinde çok sayıda markanın katılımı ile gerçekleşecek. 1500’den fazla B2B görüşmelerinin yapılacağı konferans, iç pazara 150 milyon dolar, ihracata 250 milyon dolar ek ciro sağlayacak.

2008 yılından bu yana gerçekleştirilen İstanbul Moda Konferansı, Çırağan Sarayı’nda düzenlenecek olan etkinlikte sektöre yön veren markaların önemli isimlerini İstanbul’da tekrar bir araya getirecek.“Responsible Fashion” konsepti ile düzenlenecek konferans kapsamında gerçekleşecek B2B görüşmelerle ihracatın yanı sıra iç pazar ve istihdama da büyük destek sağlanacak.

Konferansa katılacak 50 alım ofisi ile yapılacak 1500 B2B görüşme sonunda, iç pazara 150 milyon dolar, ihracata 250 milyon dolar ek ciro katkısı sağlanacak. Bu katkı ile 20 yeni fabrika açmak ve toplamda 8 bin kişiye istihdam sağlamak mümkün olacak.

İstanbul Moda Konferansı’nda ayrıca Aslı Filinta, Begüm Berdan, Belma Özdemir, Eda Güngör, Gamze Saraçoğlu, Giray Sepin, Gökay Gündoğdu, Kadir Kılıç, Mehtap Elaidi, Nihan Peker ve Özlem Kaya gibi moda dünyasının önde gelen isimlerinin geri dönüştürülebilir materyaller kullanarak oluşturdukları tasarımlar sergilenecek.

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

Hadise kardeşini affetti, ablasını sildi!

Bu haber

yayınlandı

Editör

Şarkıcı Hadise, annesi Gülnihal Açıkgöz’ün intihara teşebbüs ettiğinin ortaya çıkmasının ardından kardeşi Derya Açıkgöz ve ablası Hülya Açıkgöz’le kavga etmişti.

Milliyet Gazetesi’nin haberine göre aradan geçen uzun zamanın ardından kardeşleri barıştırmak isteyen yakınları harekete geçti. Araya girenlerin çabalarıyla kardeşi Derya ile yeniden barışan Hadise, ablası Hülya’yı ise affetmedi.

Hadise’nin ablası Hülya Açıkgöz için “Onu asla affetmeyeceğim, hayatımı mahvetti” dediği öğrenildi.

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

Kadınlar neden seksi selfie paylaşıyor

Bu haber

yayınlandı

Editör

PNAS’ta yayımlanan bir araştırmada, New South Wales Üniversitesi Evrim ve Ekoloji Araştırma Merkezi dikkat çeken sonuçlara ulaşıldı…

Dünyanın en önde gelen akademik jurnallerinden olan PNAS’ta yayımlanan bir araştırmada, New South Wales Üniversitesi Evrim ve Ekoloji Araştırma Merkezi dikkat çeken sonuçlara ulaşıldı.

Evrim Ağacı’nda yer alan habere göre Melbourne Üniversitesi Psikoloji Bölümü ve yine Melbourne Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden bilim insanları, 113 ülkeden on binlerce halka açık selfie’yi analiz etti.

Araştırmacılar özellikle de “ateşli” veya “seksi” gibi etiketlerle işaretlenmiş olan özçekimlere odaklandılar. Araştırmanın başyazarı Dr. Khandis Blake sonuçları şöyle analiz ediyor:

“Bu tarz özçekimlerin en yüksek olduğu yerlere baktık. Modern psikolojide kadınların kendi görünümleriyle en çok ilgilendikleri yerlerin ataerkil baskıların en yüksek olduğu yerler olduğu gösterilmiştir. Yani kadınların fiziksel görünümlerine diğer özelliklerinden daha fazla değer verilen yerlerde kadınlar da kendilerine daha çok bakmaya meyletmektedirler. Bu argümana göre eğer bir yerde seksüalizasyon (cinselleştirme) varsa, orada cinsel eşitsizlikten doğan zayıflık vardır.”

Buna bağlı olarak araştırmacılar, erkek egemenliğin yüksek olduğu ve kadınların cinsel nesne olarak görüldüğü yerlerde seksi selfie çekme oranlarının daha yüksek olacağını düşünüyorlardı; ancak veri analizi çok daha ilginç bir sonucu ortaya koydu: Erkek egemenliğinden ziyade, ekonomik eşitsizliğin (gelir eşitsizliğinin) daha yüksek olduğu veya arttığı bölgelerde kadınlar seksi özçekimlere daha fazla zaman ayırıyordu! Dr. Blake şöyle anlatıyor:

“Beklentimiz aksine bulduğumuz, ekonomik eşitsizliğin giderek arttığı yerlerde kadınların internete daha fazla seksi özçekim yükledikleri yönündeydi. Erkeklerin daha fazla toplumsal güce sahip olduğu veya cinsiyet eşitsizliğinin belirgin olduğu yerlerde değil.”

Üstelik bu sonuçlar sadece belirli bir ülke veya topluma özgü değildi: hemen her coğrafi bölgede bu davranış kalıbı gözleniyordu. Bundan emin olmak için araştırmacılar popülasyon büyüklüğü, insan gelişimine dayalı özellikler, internete erişim gibi sayısız faktörü de hesaba kattılar – ama sonuç değişmedi!

GELİR EŞİTSİZLİĞİYLE ÖZÇEKİMİN NE ALAKASI VAR

Uzmanlar, gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu yerlerde rekabetin ve statüye sahip olma geriliminin de yüksek olduğunu vurguluyor. Bu, sosyal hiyerarşinin her basamağında geçerli: Gelir eşitsizliği arttıkça, insanlar gelir basamağının daha da üstlerine çıkmak için kendilerini baskı altında hissediyorlar. Dr. Blake şöyle diyor:

Gelir eşitsizliği ile seksi özçekimler çekmenin bu kadar ilişkili olması, kadınların seksi özçekimleri kendi çevrelerinde sosyal statülerini arttırmak için kullandıklarını düşündürüyor. Doğru veya yanlış… Günümüzde seksi gözükmek ekonomik, sosyal ve kişisel birçok kazancın önünü açıyor.

Bu, elbette genellikle bilinçli veya farkında olunarak yapılan bir davranış değil. Yani kadınlar, “Hmm burada gelir eşitsizliği çok yüksek; memelerimi çekeyim de sosyal statüm artsın” diye düşünmüyorlar. Bu tür davranışlar, bulunulan çevrede bireylerin birbirleriyle kurdukları karmaşık sosyal statü ağının yarattığı psikolojinin bir sonucu olarak doğuyor. Sosyal statü basamaklarını tırmanmaya itilmişlik, bunu mümkün kılacak davranışların daha sık sergilenmesine neden oluyor. Seksi özçekimler sayesinde sosyal statü kazanma çabası da bunlardan sadece birisi.

SADECE SEKSİ ÖZÇEKİMLER DE DEĞİL

Araştırmacılar dijital dünyadan uzaklaşıp, daha “gerçek dünyadaki” davranışları da incelediler ve birebir aynı sonucu buldular! Dr. Blake şöyle anlatıyor:

BİZİ BUNA İTEN EVRİM!

Elbette bu tarz davranışların evrimsel bir kökeni bulunuyor. Araştırmacılar, bu tür bir davranış değişikliğinin evrimsel açıdan çok mantıklı olduğunu söylüyorlar:

“Evrimsel açıdan düşünüldüğünde, bu tür davranışlar tamamen mantıklıdır; hatta uyum başarısını arttırıcıdır. En nihayetinde insanlar eşler için mücadele halindedir. Buna bağlı olarak, hiyerarşinin neresinde bulundukları, ne tür eşler bulacaklarını doğrudan etkiler. Herkes, hiyerarşinin en üst basamaklarında olmak ister. İşte bizim araştırmamız da bu gerçeğe tam olarak uyuyor: Her şey, kadınların ne için ve nasıl mücadele verdiğiyle ilgili.”

Dr. Blake sözlerini şöyle sonlandırıyor:

“Yani bir daha bir kadının bikinisini seksi bir şekilde ortaya koyduğu bir fotoğraf yayınladığında, onun zekadan yoksun veya bir kurban olduğunu düşünmeyin. O, son derece karmaşık bir sosyal ve evrimsel oyun içindeki stratejik bir oyuncudur. Tıpkı diğer herkes gibi, o da yaşamdaki başarısını maksimize etme peşindedir.”

Kadınlar neden seksi selfie paylaşıyor

PNAS’ta yayımlanan bir araştırmada, New South Wales Üniversitesi Evrim ve Ekoloji Araştırma Merkezi dikkat çeken sonuçlara ulaşıldı…

Dünyanın en önde gelen akademik jurnallerinden olan PNAS’ta yayımlanan bir araştırmada, New South Wales Üniversitesi Evrim ve Ekoloji Araştırma Merkezi dikkat çeken sonuçlara ulaşıldı.

Evrim Ağacı’nda yer alan habere göre Melbourne Üniversitesi Psikoloji Bölümü ve yine Melbourne Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden bilim insanları, 113 ülkeden on binlerce halka açık selfie’yi analiz etti.

Araştırmacılar özellikle de “ateşli” veya “seksi” gibi etiketlerle işaretlenmiş olan özçekimlere odaklandılar. Araştırmanın başyazarı Dr. Khandis Blake sonuçları şöyle analiz ediyor:

“Bu tarz özçekimlerin en yüksek olduğu yerlere baktık. Modern psikolojide kadınların kendi görünümleriyle en çok ilgilendikleri yerlerin ataerkil baskıların en yüksek olduğu yerler olduğu gösterilmiştir. Yani kadınların fiziksel görünümlerine diğer özelliklerinden daha fazla değer verilen yerlerde kadınlar da kendilerine daha çok bakmaya meyletmektedirler. Bu argümana göre eğer bir yerde seksüalizasyon (cinselleştirme) varsa, orada cinsel eşitsizlikten doğan zayıflık vardır.”

Buna bağlı olarak araştırmacılar, erkek egemenliğin yüksek olduğu ve kadınların cinsel nesne olarak görüldüğü yerlerde seksi selfie çekme oranlarının daha yüksek olacağını düşünüyorlardı; ancak veri analizi çok daha ilginç bir sonucu ortaya koydu: Erkek egemenliğinden ziyade, ekonomik eşitsizliğin (gelir eşitsizliğinin) daha yüksek olduğu veya arttığı bölgelerde kadınlar seksi özçekimlere daha fazla zaman ayırıyordu! Dr. Blake şöyle anlatıyor:

“Beklentimiz aksine bulduğumuz, ekonomik eşitsizliğin giderek arttığı yerlerde kadınların internete daha fazla seksi özçekim yükledikleri yönündeydi. Erkeklerin daha fazla toplumsal güce sahip olduğu veya cinsiyet eşitsizliğinin belirgin olduğu yerlerde değil.”


Üstelik bu sonuçlar sadece belirli bir ülke veya topluma özgü değildi: hemen her coğrafi bölgede bu davranış kalıbı gözleniyordu. Bundan emin olmak için araştırmacılar popülasyon büyüklüğü, insan gelişimine dayalı özellikler, internete erişim gibi sayısız faktörü de hesaba kattılar – ama sonuç değişmedi!

GELİR EŞİTSİZLİĞİYLE ÖZÇEKİMİN NE ALAKASI VAR

Uzmanlar, gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu yerlerde rekabetin ve statüye sahip olma geriliminin de yüksek olduğunu vurguluyor. Bu, sosyal hiyerarşinin her basamağında geçerli: Gelir eşitsizliği arttıkça, insanlar gelir basamağının daha da üstlerine çıkmak için kendilerini baskı altında hissediyorlar. Dr. Blake şöyle diyor:

Gelir eşitsizliği ile seksi özçekimler çekmenin bu kadar ilişkili olması, kadınların seksi özçekimleri kendi çevrelerinde sosyal statülerini arttırmak için kullandıklarını düşündürüyor. Doğru veya yanlış… Günümüzde seksi gözükmek ekonomik, sosyal ve kişisel birçok kazancın önünü açıyor.

Bu, elbette genellikle bilinçli veya farkında olunarak yapılan bir davranış değil. Yani kadınlar, “Hmm burada gelir eşitsizliği çok yüksek; memelerimi çekeyim de sosyal statüm artsın” diye düşünmüyorlar. Bu tür davranışlar, bulunulan çevrede bireylerin birbirleriyle kurdukları karmaşık sosyal statü ağının yarattığı psikolojinin bir sonucu olarak doğuyor. Sosyal statü basamaklarını tırmanmaya itilmişlik, bunu mümkün kılacak davranışların daha sık sergilenmesine neden oluyor. Seksi özçekimler sayesinde sosyal statü kazanma çabası da bunlardan sadece birisi.

SADECE SEKSİ ÖZÇEKİMLER DE DEĞİL

Araştırmacılar dijital dünyadan uzaklaşıp, daha “gerçek dünyadaki” davranışları da incelediler ve birebir aynı sonucu buldular! Dr. Blake şöyle anlatıyor:

BİZİ BUNA İTEN EVRİM!

Elbette bu tarz davranışların evrimsel bir kökeni bulunuyor. Araştırmacılar, bu tür bir davranış değişikliğinin evrimsel açıdan çok mantıklı olduğunu söylüyorlar:

“Evrimsel açıdan düşünüldüğünde, bu tür davranışlar tamamen mantıklıdır; hatta uyum başarısını arttırıcıdır. En nihayetinde insanlar eşler için mücadele halindedir. Buna bağlı olarak, hiyerarşinin neresinde bulundukları, ne tür eşler bulacaklarını doğrudan etkiler. Herkes, hiyerarşinin en üst basamaklarında olmak ister. İşte bizim araştırmamız da bu gerçeğe tam olarak uyuyor: Her şey, kadınların ne için ve nasıl mücadele verdiğiyle ilgili.”

Dr. Blake sözlerini şöyle sonlandırıyor:

“Yani bir daha bir kadının bikinisini seksi bir şekilde ortaya koyduğu bir fotoğraf yayınladığında, onun zekadan yoksun veya bir kurban olduğunu düşünmeyin. O, son derece karmaşık bir sosyal ve evrimsel oyun içindeki stratejik bir oyuncudur. Tıpkı diğer herkes gibi, o da yaşamdaki başarısını maksimize etme peşindedir.”

*Bu yazı evrimagaci.org’dan alınmıştır

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Haberler

“Siz eli öpülecek Başkansınız”

Bu haber

yayınlandı

Editör

Yaptığı hizmetlerden dolayı Başkan Çerçioğlu’na teşekkür eden Dağyeni halkı;

“SİZ ELİ ÖPÜLECEK BİR BAŞKANSINIZ”

Germencik ilçesine bağlı Dağyeni mahallesi halkı, mahalleye verdiği hizmetlerden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na bir yemek düzenleyerek teşekkür etti.
Davul zurnayla karşılanan Başkan Çerçioğlu, vatandaşlarla tek tek tokalaştı. Alkışlarla mahalleye gelen Çerçioğlu’na özellikle kadınların gösterdiği ilgi görülmeye değerdi. Başkan Çerçioğlu’na mahalle sakinleri tarafından çiçek takdim edildi. Yemekte konuşan Dağyeni Mahallesi Muhtarı Hüseyin Efe “Başkan Çerçioğlu’na mahallemize yaptığı hizmetlerden dolayı yemek düzenledik. Büyükşehir’in hizmetlerinden memnunuz. Sayın Çerçioğlu hiçbir isteğimizi geri çevirmedi. Yaptığı yatırımlardan dolayı kendisine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“SİZ İSTERSİNİZ BİZ YAPARIZ”
Vatandaşlarla bol bol sohbet eden Başkan Çerçioğlu yaptığı konuşmada, “Davetiniz ve güzel karşılamanız için çok teşekkür ederim. Asıl kadınlara teşekkür ediyorum. Mahallenizin eksiği çoktu. Hemen seçimden sonra sorunlarınızı tek tek çözmeye başladık. Muhtarımızın isteklerini yerine getirmeye devam edeceğiz. Çeşmeden su akmadığı zamanlar vardı, burada asıl sorunu kadınlarımız çekti. Yıllardır bu sorunu yaşadınız. Fakat biz anında çözdük. Büyükşehir Belediyesi olarak bütün sorunları tek tek çözüyoruz, çözmeye devam edeceğiz. Bir sıkıntınız yada bir isteğiniz olduğunda Aydın Büyükşehir Belediyesi her zaman yanınızda. Hizmet ve yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Siz istersiniz biz yaparız” sözleri büyük alkış aldı.

VATANDAŞLAR BİRBİRİYLE YARIŞTI
Mahallelerine yapılan hizmetlerden dolayı Başkan Çerçioğlu’na teşekkür eden Dağyeni halkı, Başkan Çerçioğlu ile fotoğraf çekilmek için adeta birbiriyle yarıştı.
Başkan Çerçioğlu mahalle muhtarı Hüseyin Efe ve vatandaşlarla birlikte zeybek oynadı. Dağyeni mahalle sakinlerinden Muzaffer Avcı, Başkan Çerçioğlu’nun yanına gelerek, “Mahallemiz sizin sayenizde hizmet gördü. Siz eli öpülecek bir başkansınız. Allah sizi başımızdan eksik etmesin” şeklinde konuştu.

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

KALENDER ÇİZİYOR

Advertisement

Son Haberler

Anketimize Katılın

Aydınlıların Firma Rehberi

SPOR GÜNDEMİ

Advertisement
Advertisement

Günün Manşetleri

Advertisement
Advertisement

Facebook

Trend Haberler