Connect with us

Dünya

Doğu Akdeniz barut fıçısına dönüştü!..

Bu haber

yayınlandı

Türkiye seçim derdine düşmüşken Akdeniz’de ortalık savaş gemileriyle ve savaş uçaklarıyla doldu!.. Türkiye kıyıları ve Doğu Akdeniz, DEAŞ ile Esed’i bahane edenlerin cephaneliğine dönüştü. Doğalgaz yatakları ve enerji hatlarının kilit noktası şu an en az 33 savaş gemisiyle çevrelenmiş durumda. ABD’nin uçak gemisi filosu da geldiğinde bu sayı 40’ı geçecek. Bu kadar çok savaş aracıyla hedeflenen ülkenin Suriye olmadığı ise çok açık…

Doğu Akdeniz’e silah yığmak isteyen ülkeler, bunun için bahane üretmekte güçlük çekmiyor. Proje terör örgütlerinden DEAŞ’a yönelik operasyonları gerekçe göstererek 2014 sonrası bölgeye yığınak yapan küresel güçler, enerji koridorunun kilit noktasına şimdi de Esed ve kimyasal silahları bahane ederek yığınak yapıyor. Ortak gerekçelere yaslanan ABD, İngiltere ve Fransa, Suriye’ye yönelik 14 Nisan tiyatrosu sonrası Türkiye kıyılarında savaş gemisi sayısını hayli artırdı. Akdeniz’de şu anda 33 kadar savaş gemisi bulunuyor. Yaklaşık rakamlarla, bunların 4’ü Amerikan, 3’ü İngiliz, 3’ü Fransız, 2’si Alman ve İtalyan gemileri. Suriye’nin Lazkiye ve Tartus limanlarına yakın noktada ise 9 Rus savaş gemisinin bulunduğu sanılıyor. İsrail, Yunanistan ve Mısır gemi mevcudiyeti de eklendiğinde Akdeniz’deki savaş gemisi sayısı 32-33 olarak hesaplanıyor.

GEMİ SAYISI 40’I GEÇECEK
ABD’nin bölgeye sevk ettiği Harry Truman uçak gemisi de Doğu Akdeniz’e varmak üzere. Norfolk Üssü’nden denize açılan Harry Truman’a, güdümlü füze kruvazörü USS Normandy, güdümlü füze destroyerleri USS Arleigh Burke, USS Bulkeley, USS Forrest Sherman ve USS Farragut da eşlik ediyor. Yaklaşık 6 bin 500 personeliyle 7 Amerikan savaş gemisi ve onlara eşlik eden Alman gemileriyle birlikte Akdeniz’deki savaş gemisi sayısı 40’ın üzerine çıkacak. Bu gemilerin tamamına yakını füzelerle yüklü. İngilizler ise 3 gemiyle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hak iddia ettiği gaz sahalarına bekçilik yapıyor. Aynı sayıda Fransız gemisi de Akdeniz’de nöbet halinde.

YUNANİSTAN DA KATILDI
Akdeniz’de genellikle 3 savaş gemisi bulunduran Fransa, Türkiye’ye karşı savaş çığlıklarının arttığı Yunanistan’a destek verecek. Birçok ülkenin Doğu Akdeniz’de artan askeri varlığından cesaretlenen Atina, bir yandan Ege’deki tahriklerine hız verirken bir yandan da Fransa’dan kiralama yöntemiyle savaş gemisi alıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un onayıyla Yunanistan’a 2 adet fırkateyn kiralanacak. Fransa’nın Fremm sınıfı fırkateynleri, üzerinde bin kilometre menzile sahip Scalp seyir füzeleri taşıyor.

TÜRK DONANMASI TEYAKKUZDA
Denizlerde artan hareketlilik karşısında Türk donanması da alarm durumunda. Halen fırkateyn, korvet, denizaltılar ve karakol gemileri dahil yaklaşık 14 gemi Doğu Akdeniz’de artırılmış tedbirlerle rutin görevler icra ediyor. Türk Deniz Kuvvetleri, Ege’de ise Yunanistan’ın her dönem uyguladığı taciz politikalarına karşı her an hazırlıklı durumda. Yine düzensiz göçle mücadele kapsamında da Ege denizindeki mevcudiyet üst seviyede bulunuyor.

Enerji için geldiler
Savaş gemileri her ne kadar bölgeye ‘Suriye gerilimi’, ‘kimyasal silah’ gibi gerekçeler üzerinden getirilse de, denizlerdeki son hareketlilik Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminin dışında görülmüyor. Hem Türkiye’nin Suriye hamlelerini boşa çıkarmak hem de enerjiye sahip olmak isteyen dünya güçlerinin, bölgeye yönelik yığınakları önümüzdeki dönemde de artırması bekleniyor. Yığınaklar sürerken Türkiye’nin bir yandan da Yunanistan’la meşgul edilmesi şaşırtıcı olmayacak. Doğu Akdeniz’de keşfedilmiş petrol ve doğalgaz yataklarının Akdeniz’de süren güç mücadelesini savaşa devşirip devşirmeyeceği merak konusu. Ancak Türkiye önümüzdeki dönemde kaçınılmaz olarak özellikle denizlerde daha fazla meşgul edilecek. Son olarak İtalyan ENİ şirketinin doğalgaz araştırma gemisi, KKTC münhasır ekonomik bölgesine girmek istediğinde Türk donanmasının engellemesiyle karşı karşıya kalmış ve ülkeler arasında gerilim yaşanmıştı.

(Yeni Şafak)

Yorumlar

yorumlar

Yorum yapmak için tıkla

Habere Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Vladimir Putin: Ne olmuş yani bu bir suç mu?

Bu haber

yayınlandı

Editör

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’nin, Rusya’dan alacağı S-400 hava savunma sistemleriyle ilgili ABD yönetiminden gelen tepkileri değerlendirerek, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tanıdığım kadarıyla, birisinin kendisine yönelik baskı araçları kullanarak sonuç elde etmesi çok zor” dedi. Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında dünyanın önde gelen haber ajansları yöneticilerini kabul etti. Toplantıya Anadolu Ajansı (AA) Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Metin Mutanoğlu da katıldı.

Konuşmasına, toplantıya katılan haber ajansları yöneticilerine teşekkür ederek başlayan Putin, “Bu toplantılarımız artık bir gelenek haline geldi. Görüşmelerimiz sayesinde, özel ilgi alanımız olan konulardaki duruşumuzla ilgili önemli, temel açıklamalar yapma şansı elde ediyorum.” diye konuştu.

“TÜRKİYE DÜNYANIN EN İYİ SAVUNMA SİSTEMİNİ ALACAK”

Rusya ve Türkiye’ye yönelik bazı dönemlerde kullanılan baskı enstrümanlarını ve ABD’nin, Türkiye ile yapmış olduğu F-35 satışı anlaşmasına engel koyma çabalarını eleştiren Putin, “Baskı enstrümanları, giderek daha fazla ülkeyi kapsıyor. Şimdi ise bizim S-400 sistemlerimizin alımıyla ilgili. Aslında oldukça garip, Türkiye, bir NATO üyesi olarak S-400 hava savunma sistemleriyle en gelişmiş ve abartmadan söylüyorum sınıfında dünyanın en iyisi olan bir sistemi almaya karar verdi. Ne olmuş yani? Bu bir suç mu?” ifadelerini kullandı.

Başta Yunanistan’a teslim edilen S-300 sistemleri olmak üzere, başka NATO ülkelerine de silah temin ettiklerini anımsatan Putin, “Bu baskı durumunu açıklamakta zorlanıyorum. Bu, kesinlikle Türkiye’ye karşı adil olmayan bir yaklaşım” dedi.

SAVUNMA SANAYİSİNDE İŞBİRLİĞİ

Türkiye’nin savaş uçağı temin etmeye yönelik girişimlerini değerlendiren Putin, “Türkiye bu konuda seçim yapma hakkına sahip. Fiyat ve kalite unsurlarını dikkate alarak ulusal çıkarlarını gözetecektir. Bağımsız bir devletin, almaya hazır olduğu ve bu durumda, güvenliğini sağlama konusunda son derece hassas bir ürünü almaya yönelik girişimini kısıtlama getirmeye hangi ülkenin hakkı var? Bence bu kesinlikle aşırı bir davranış” değerlendirmesinde bulundu.
Putin, savunma sanayinde ortak üretim konusunu da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ele aldıklarını vurgulayarak, “Bu konu, hangi teknolojilerin transferi, hangi süre zarfının belirleneceği ve mümkün olan diğer tüm unsurlarıyla uzman seviyesinde ele alınmalı. Bunu dünyanın birçok ülkesiyle gerçekleştirmekteyiz” diye konuştu.

‘DÜNYANIN EN BÜYÜK ORDU BÜTÇESİ ABD’YE AİT’

Çin ve Hindistan’la savunma sanayisini alanında çok sayıda iş birliği konusu yürüttüklerine işaret eden Rus lider, şunları kaydetti:

“Eğer bugün size, Çin’e veya Hindistan’a istediğiniz yerden silah alımı yasaklanırsa, belki yarın da tümden silahlanma yasağı getirilir. O zaman hepimiz silahsızlanalım. Hatırlatmak isterim ki dünyanın en büyük ordu bütçesi, ki bu bir rekordur, 700 milyar dolarla ABD’ye ait. Dünyanın tüm ordu bütçelerini birleştirseniz yine de ABD’yi geçemiyorsunuz.”

‘BU, ERDOĞAN’I DAHA DA CESARETLENDİRECEKTİR’

Söz konusu baskılar nedeniyle Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin taşıdığı öneme vurgu yapan Putin, “Kesinlikle, birbirimizle sağlam, tam teşekkülü ve dostane bir ilişkiye ihtiyacımız var. Sayın Erdoğan’ı tanıdığım kadarıyla, birisinin kendisine yönelik baskı araçları kullanarak sonuç elde etmesi çok zor. Aksine, bu Sayın Erdoğan’ı daha da cesaretlendirecektir ve ulusal çıkarlarını gözeterek taviz vermeyecektir” diye konuştu.

TİCARETTE ULUSLARARASI PARA KULLANIMI

Türkiye ve Rusya arasında yürütülen, ticarette ulusal para kullanımı konusuna da değinen Putin, “Doların kullanımına yönelik çeşitli kısıtlamalara yönelik kararlar alan ABD’li ortaklarımız büyük stratejik bir hata yapıyorlar. Çünkü bugüne kadar, doların rezerv döviz olarak kullanılmasına yönelik tüm dünyanın büyük bir güveni vardı. Şimdi ne oluyor? Dünyanın birçok ülkesi, ABD’nin dolarla ödemeyi engellediğini görüyor ve bu dolara bağımlılıktan kurtulmaya çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Günümüzde birçok ülkenin artık dolar bağımlılığından kurtulmaya çalıştığının altını çizen Putin, şunları kaydetti:

‘UMARIM ABD DAVRANIŞINI DÜZELTİR’

“ABD yönetimi, siyasi alanda kısa vadeli taktiksel konuların çözümü için dolara yönelik güveni sarsıyor. Şahsi kanaatime göre, bu büyük stratejik bir hata. Bu bağımlılıktan kurtulmanın bir yolu da elbette ulusal paraların kullanımı. Bu sürece Çin ile yavaşça başlıyoruz. Yüen özgürleştikçe ve rahatça dönüştürülebilecek bir para haline geldikçe, dünyadaki ödemelerde kendine yer bulacak ve dünya rezerv dövizlerinden birisi olacak. Dahası, IMF ile de bu yönde ilk adım atıldı. Yeni rezerv dövizlerinin yaratılmasına ilişkin bu eğilim devam edecek. Ancak ABD umuyorum hala zekidir ve ne yaptıklarının farkına vararak davranışlarını düzeltirler.”

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Dünya

ABD’den Türk Şirketlere yaptırım kararı

Bu haber

yayınlandı

Editör

ABD Hazinesi, İran’daki havayolu şirketlerine parça tedariki yapan bir Türk vatandaşı ve bir Türk şirketini “terörizmin finansmanıyla” suçladı.

Suçlanan Türk vatandaşının adı Gülnihal Yegane.

ABD Hazinesi’nin suçladığı dört şirket ise şöyle sıralandı:

  • Trigron Lojistik
  • RA Havacılık
  • 3G Lojistik
  • Otik Aviation

Hazine Bakanı Steven T. Mnuchin tedarikçilerin, İran’a uygulanan yaptırımlar kapsamında ABD’de üretilmiş ürünlerin satışını yasaklayan ABD yasasını çiğnediğini açıkladı.


Gülnihal Yegane kimdir?

Yaptırım listesinde yer alan Trigron Lojistik şirketinin internet sitesinde Gülnihal Yegane şu ifadelerle tanıtılıyor:

“Yaklaşık 10 yıldır bu sektörde faaliyet göstermekte olan Gülnihal Yegane, lojistik sektörüne havayolu taşımacılığı ile hızlı bir giriş yapmıştır. İlk yaptığı taşımacılık 2 adet uçağın tek tek parçalanıp, paketlenip, taşınması ve varış noktasında tekrar sorunsuz bir şekilde birleştirilmesi olmuştur.

“Lojistik sektörüne malzeme taşımacılığını bir çeşit turizm olarak tanımlayarak farklı bir bakış açısı getirmiştir. Malzemelerinizin yolcuğunun en kusursuz şekilde tamamlanması için gereken süreci bir kadın titizliği ile ele almıştır. Bugüne kadar emin adımlarla ilerleyerek, şimdiye kadar YEGANE GROUP bünyesinde kurduğu şirketleriyle, alım-satım, transit işlemler, taşımacılık gibi alanlarda faaliyetlerini başarıyla sürdürmektedir.”


ABD Hazinesi’nin internet sitesinde yer alan açıklamada İran’da Mahan Air adlı bir şirkete sağlanan parçaların Devrim Muhafızları’nı desteklemek için ve İran’ın “devlet destekli terör eylemlerinde” kullanıldığı belirtildi.

Yegane, bu şirketler ile İran arasındaki bağlantıyı kurmakla suçlanıyor.

Hazine Bakanlığı’nın açıklamasında, Gülnihal Yegane, Trigron Lojistik, 3G Lojistik, Otik Aviation ve RA Havacilik İran’a yönelik finansal yaptırımlar yönetmeliği kapsamındaki ikincil yaptırımlara tabi olacağı yer aldı.

ABD Hazinesi’nin ikincil yaptırımlarına tabi olan şahıslar ya da kurumların ABD’de finansal hizmetlere erişimine sınırlama getiriliyor.

BBC TÜRKÇE

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Dünya

Müslüman kanı dökmeye doymadılar: 41 ölü, 1700 yaralı

Bu haber

yayınlandı

Editör

ABD Başkanı Donald Trump’ın 6 Aralık’ta Kudüs’ü ‘İsrail’in başkenti’ olarak tanımasından yaklaşık 5.5 ay sonra ABD Büyükelçiliği Tel Aviv’den taşınarak Kudüs’te açılıyor. Gerçekleşen açılışa Trump’ın kızı Ivanka Trump ve damadı Jared Kushner da katıldı.

Ivanka Trump ve Jared Kushner çifti, Kudüs’e geldiğinde bir dizi ziyaretlerde bulundu. Resmi temaslar gerçekleştiren çift, sonrasında ise büyükelçiliğinin açılış lansmanına katıldı. Lansmanda gülüp eğlenen ve zafer edasıyla kutlamalar yapan çift, İsrail’in “yeni dönemini” kutladı.

Kushner ve Trump çiftinin şeytani eğlenceleri sırasında gerçekleşen bir diğer olay ise Ramallah ve Gazze’de gerçekleştirilen İsrail karşıtı eylemlerdi. Ancak son derece barışçıl olan bu eylemler İsrail askerlerinin barbarlığı ile büyüdü ve bir katliama dönüştü.

KATLİAMA ALKIŞ TUTTULAR

Trump ve Kushner’in eğlenceleri sırasında binlerce Filistinli topraklarına kanlarını döktü. Olaylarda çok sayıda Filistinli şehit olurken, 1700’den fazla Filistinli yaralandı. Yaralıların bir kısmının da durumunun ağır olduğu belirtildi.

NETANYAHU: KARAR ÇOK CESURCA

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yaptığı konuşmada, Donald Trump’ın elçiliği Kudüs’e taşıma kararını övdü. Netanyahu, kararı “cesur” olarak niteledi.

TRUMP TÖRENE KATILMADI

Amerika Birleşik Devletleri’nin Kudüs Büyükelçiliği için bugün açılış töreni düzenlendi. Tören Türkiye saatiyle 16.00’da yapıldı. Açılışa Başkan Donald Trump katılmadı ancak davetlilere telekonferansla hitap ettti.

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Dünya

Almanya’da Türklere köpekli saldırı

Bu haber

yayınlandı

Editör

Berlin’de kimliği belirsiz iki kişi, Pitbull cinsi köpekleriyle bir Türk’e saldırdı. Saldırının gerekçesinin ırkçılık olduğu tahmin ediliyor.

Almanya’nın başkenti Berlin’in Lichtenberg mahallesinde kimliği belirsiz iki kişi, Pitbull cinsi köpeklerini bir Türk’e saldırttı. Alman polisinin verdiği bilgilere göre, olay Cuma akşamı meydana geldi. Saldırıya uğrayan kişi ve yanındaki Türkiye kökenli kadına önce Margareten Caddesi’ndeki bir kafenin önünde iki kişi tarafından yabancı düşmanı ifadelerle hakaret edildi. Ardından saldırganlardan biri 56 yaşındaki kadını boynundan tutarak yere itti. Saldırganlardan bir diğeri de yanlarındaki dövüş köpeğine 36 yaşındaki adamı ısırması emrini verdi. Köpek adamı bacağından hafif şekilde ısırdı.

Adam ve kadın yardım çağrısında bulunurken saldırganlar köpekle birlikte kayıplara karıştı. Mağdurlar hastanede tedavi edilirken Alman istihbaratı olayla ilgili soruşturma başlattı. Perşembe akşamı da Almanya’nın Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde iki Afrikalıya köpekle saldırı düzenlenmişti. Altı kişilik bir grup Alman, iki Eritrelinin arkasından köpeklerini salmış, ardından onları izleyip darp etmişti. Polisin verdiği bilgiye göre, mağdurlar olayda hafif yaralandı. Polis olay yerine vardığında alkollü olan gruptan bazı şahısların Eritrelilere ırkçı hakaretlerde bulunduğu açıklandı.

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Dünya

Avusturya’dan sonra şimdi de Hollanda haddini aştı!..

Bu haber

yayınlandı

Editör

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un yaptığı terbiyesizlikten sonra şimdi de, Hollanda’dan Türk hükümetine ‘propaganda için gelmeyin’ çağrısı… Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’li bakanların 24 Haziran’daki erken genel seçim öncesi ülkesinde propaganda yapmasının, “kamu düzeni için tehdit oluşturacağını” söyledi.

Rutte, Türk politikacılarının kampanya talebini, “istenmeyen bir durum” olarak değerlendirdi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik ise Cumartesi günü yaptığı açıklamada, “Demokrasinin kendisine karşı yapılan ikiyüzlülüğü şikayet hakkı olsaydı ilk bu tavırları üreten siyasetçilere dava açardı.” dedi.

Hollanda Başbakanı, Cuma günün bakanlar kurulu toplantısının ardından soruları yanıtlayarak geçen yıl yapılan anayasa değişikliği referandumunda olduğu gibi, erken seçim öncesi de Türk hükümet üyelerini Hollanda’da görmek istemediklerini vurguladı.

Bunun, 2017 Mart’ında olduğu gibi kamu düzenini bozacağını söyleyen Rutte, Hollanda’daki Türkiye kökenli seçmenlere baskı uygulanmasını da önlemek istediklerini dile getirdi.

Seçim kampanyasının Türkiye odaklı olarak yürütülmesi gerektiğini savunan Hollanda Başbakanı, “Dışarıdan sorun ithal etmek istemiyoruz” dedi.

Önümüzdeki günlerde Türkiye kökenli göçmenlerin yoğunlukta olduğu ve Türk politikacıların ziyaret etmek isteyebileceği kentlerin belediye başkanları ile görüşeceğini açıklayan Rutte, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gerçek şu ki, konuşma ve toplanma özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğümüz var, ama bu sınırsız değil.”

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Canlı Yayın İstek Hattı

Ege7Gün Radyo Dinle

Nöbetçi Eczaneler

Advertisement

Son Haberler

En çok okunanlar

Anketimize Katılın

Aydınlıların Firma Rehberi

SPOR GÜNDEMİ

Advertisement

Hava Durumu

booked.net

Döviz Kurları

Advertisement

Şans Oyunları Sonuçları

Faydalı Linkler

Günün Manşetleri

Advertisement

PUAN DURUMU

Advertisement

Facebook

Trend Haberler