Connect with us

Güncel

16 yıllık AKP iktidarı: işsizlik, ekonomik kriz, esaret altında basın, siyasal yargı

Bu haber

yayınlandı

İki gün önce, yani 3 Kasım AKP’nin iktidara gelişinin 16. yıl dönümüydü. 16 yıllık AKP iktidarında ülkemiz ekonomiden, yargıya, sağlıktan eğitime her alanda geriye gitti.

Devletin borcu, Aralık 2002’de şimdiki parayla 242.7 milyar TL’ydi. Bugün 3 kattan fazla artış göstererek 876 milyar TL’ye dayandı.

Kişi başına düşen borç, 2002 kişi başına düşen borç bugünkü dolar değeriyle bin 828 dolardı. Bugün ise kişi başına düşen borç tutarı 5 bin 598 dolara çıkmış durumda.  Yani AKP’nin 16 yıllık döneminde borç yüzde 206 arttı.

Özel sektörün dış borcu, 43 milyar dolardan 307.8 milyar dolara çıktı.

İşsizlik oranı 2002’de yüzde 8.3 iken “sözde büyüyen ekonomi” ile birlikte arttı ve 2017’de yüzde 10’u aşarak çift haneli oldu. Geniş tanımlı işsizlik oranıysa yüzde 20’lere dayanmış durumda.

Türkiye’de 52 yılda verilen cari açık toplamda 43.7 milyar dolar iken, AKP’nin 16 yılda verdiği cari açık 52 yılın toplam açığını 13’e katladı ve 561.6 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin 80 yıllık dış ticaret açığı 247 milyar dolardan AKP döneminde 960.6 milyar dolara yükseldi.

Faizler vatandaşa yüklendi. Devlet 16 yılda 757 milyar TL faiz öderken, vatandaş 368 milyar TL faiz ödedi. Kaynaklar yatırıma değil, faize gitti.

İşsizlik ve yoksulluk rekor kırdı. Halk yoksullaşırken milyonerlerin sayısı arttı. Son 6 yılda milyonerlerin sayısı 32 binden 127 bine çıktı. 5 gençten birinin işsiz olduğu Türkiye’de 5 milyon genç ne eğitim görüyor ne de çalışıyor. Yurttaşımız işsiz kalırken yandaşlara ne oldu peki? İhale mevzuatı tam 168 kez değişti. Tarım alanlarını, fabrikaları yandaşlara peşkeş çekmek için ellerinden geleni yaptılar.

2002 yılında ekmeğimiz 300 gramdı ve 25 kuruşa satılıyordu. Yani bir başka anlamla ekmeğin 100 gramı o dönem 8 kuruşa tekabül ediyordu.

Şimdi ekmeğimiz 300 gramdan 250 grama düşürüldü ve 1 lira 25 kuruştan satılıyor. Yani bugün ekmeğimizin 100 gramı 50 kuruş değerli arkadaşlar.

Ekmeğin hem gramajı düştü hem de 100 gram ölçüsüne yapılan zam oranı yüzde 600 arttı.

Ülkemizin lokomotifi olan tarım bitirildi. Her türlü tahılı ithal eder hale geldik. Çiftçimizin borcu 89 kat arttı. 2002’de bir milyar TL’yken bugün 89 milyar TL’ye dayandı.

Doğal yaşam yok edildi. Türkiye’de maden ve turizm tahsisleri gibi ormancılık dışı kullanımlar nedeniyle yaklaşık 550 bin hektar yani 5,5 milyar metrekare alanda orman örtüsü yok edildi. 55 milyonun üzerinde ağaç kesildi.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından ziyade doğal kaynakları yiyip tüketen enerji santralleri kuruldu. Ülke HES’lerin, JES’lerin cennetine döndü. Topraklar çoraklaştı.

Basın esaret altına alındı. Yüzlerce gazeteci tutuklandı, cezaevine atıldı, gazeteler kapatıldı. Haber alma hakkının gasp edildiği Türkiye Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre 180 ülke arasında 157’nci sırada yer aldı.

Yargı siyasallaştı. Hukuk devleti ve adalet idealinde uzaklaşıldı. Binlerce hakim, savcı bir gecelik kararlarla bir anda yer değiştirir, kararları beğenilmeyen hakimler aforoz edilir oldu. Savunma görevini yapan avukatlar görevlerini yaptıkları halde tutuklandılar. Adeta yargı yürütmeye bağlandı.

Adaletin terazisi hassastır. Müdahale ederseniz tüm sistem bir anda çöker. AKP iktidarının da yaptığı bu oldu. Adalet terazisini esnaf terazisi sandı. Türkiye 2017 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ne göre 113 ülke arasında 101’inci sırada yer aldı. Yargıya güven yüzde 20’lere geriledi.

Kadına yönelik şiddet rakamlarla telaffuz edilemeyecek duruma geldi. AKP iktidarı döneminde, resmi rakamlara göre, 6 bin 143 kadın kadına yönelik şiddet nedeniyle hayatını kaybetti.

Çocuğun cinsel istismarında Türkiye dünya listesinde 3’üncü sıraya düştü. TÜİK verilerine göre, son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirildi. Son 6 yılda 142 bin 298 çocuk anne oldu ve bu çocukların büyük kısmı dini nikâh ile evlendirildi. AKP döneminde uyuşturucu suçları, kadına yönelik şiddet ve cinsel istismar suçları tavan yaptı.

Eğitim yap-boza döndü. 16 yılda sınav sistemimiz tam 14 kez değişti. Neredeyse her yıl öğrencilerimize yeni bir sınav sistemi dayatıldı.

”28 Şubat’ın rövanşı” diyerek adım başı imam hatip açtılar. Bazı ilçelerimizde çocukların öğrenim göreceği normal lise kalmadı. Ya imam hatipte okuyacaksın ya okul gitmeyeceksin dayatmasını vatandaşa reva gördüler.

AKP döneminde değişen ve adı TEOG olan liseye giriş sınavına ilişkin Erdoğan ”TEOG’un doğru bir sistem olduğunu düşünmüyorum” dedi.  Sistem 72 saatte dönemin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından değiştirildi. Yani, eğitim de çocuklarımızın geleceği de tek adamın iki dudağının arasına sıkıştı.

Üniversiteler özgür düşüncenin değil, iktidar baskının merkezi haline geldi. Sadece muhalif oldukları için yüzlerce akademisyen üniversitelerinden uzaklaştırıldı.

Sağlıkta dönüşümün içinden rant çıktı. AKP’nin ‘reform’ yapıyoruz dediği ‘sağlık dönüşüm’ hamlesi yurttaşın sağlığını bozdu. Şehir hastaneleri adı altında kent merkezlerinden kilometrelerce uzaklıktaki alanlara yapılan hastanelerden yandaşlar milyon dolarlar kazandı. Hasta yatış garantisi verilerek yapılan Şehir Hastaneleri’nin faturası vatandaşa ödetildi.

Sağlık emekçilerine şiddet tavan yaptı. 4 Mayıs 2012 – 01 Nisan 2018 tarihleri arasında kayıtlara geçen şiddet vakası sayısı 68 bin 375’tir. Kayıt altına alınan vakaların yüzde 30’unda sağlık çalışanlarının fiziki şiddete maruz kaldığı görülmektedir. Cumhuriyet tarihinde sadece 1 hekim sağlıkta şiddet nedeniyle hayatını kaybetmişken 16 yıllık AKP iktidarında 11 hekim, görevi başındayken uğradığı şiddet sonucu hayatını kaybetti.

Kısaca, her meslekten her yaştan yurttaşımız en teme hakkından “insanca yaşama hakkı”ndan mahrum bırakıldı.

Yorumlar

yorumlar

Güncel

O’na Büyükşehir Belediye Başkanlığı yakışır!..

Bu haber

yayınlandı

Editör

Ak Parti’nin 23-24 ve 26 dönemde Aydın Milletvekiliği yapmış olan ve oldukça sevilen, siyasette olduğu süre içerisinde çıkışlarıyla da gündem yaratan, güleryüzüyle gönüllerde taht kuran milletvekili Mehmet Erdem’in Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmesi için Aydın tabanından da büyük destek yağıyor!..

Ak Parti kulislerinde konuşulanlara göre Mehmet Erdem’in Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmesi sürpriz olmaz, Erdem’in isminin Ankara’da sıkça telaffuz edildiği öne sürülüyor…

3 dönem vekillik yapan Erdem ayrıca Tarım Orman ve Köy işleri Komisyonu sözcülüğü, Uganda Dostluk Grubu Başkanlığı görevlerinde bulundu, AK Parti MKYK üyeliğinde bulunarak partinin yönetiminde önemli görevler aldı…

Elektrik mühendisi olan Mehmet Erdem, milletvekili seçilmeden önce ticaretle uğraşıyordu.

Mehmet Erdem milletvekilliği sırasında Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Özlem Çerçioğlu’na zamanında ve sert çıkışlarıyla verdiği cevaplar ve polemiklerle Aydın Ak Parti tabanında gönüllerde taht kurmuştu.

Altta ise sosyal medyada paylaşılan bu fotoğrafta eski milletvekili Erdem’in bariz bir şekilde arka planda kalması,  Aydınlı Ak Partililer tarafından büyük tepkilere neden oldu!..

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

Mümin Kamacı, AK Parti’den aday adayı

Bu haber

yayınlandı

Editör

CHP çatısı altında 2004-2014 yıllarında iki dönem Didim Belediye Başkanlığı yapan Mümin Kamacı, yerel seçimler öncesi AK Parti’den Didim Belediye Başkan Aday Adayı oldu. Kamacı, aday adaylığı dosyasını AK Parti Didim İlçe Başkanlığı’na teslim etti.

2004’te CHP’den Didim Belediye Başkanı seçilen ve 2014 yerel seçimlerinde CHP’den ayrılarak DSP’den Didim Belediye Başkan Adayı olan Mümin Kamacı, AK Parti’den aday adaylığını açıkladı. Aile üyelerinin eşlik ettiği Kamacı, dosyasını AK Parti İlçe Başkanı Maşallah Subaşı’ya teslim etti.

Teslim töreninde kısa bir konuşma yapan Kamacı, “Didim halkına söz verdiğim ama yapamadığım şeyler var. Bunları tamamlamak için aday oldum. Eğer ki AK Parti Hükümeti beni aday yaparsa, ben de onlarla birlikte yarım kalan her şeyi tamamlayacağım. Bunun için söz veriyorum” dedi.

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

Aydın Gazeteciler Cemiyeti Basın Meslek İlkelerini Hatırlattı

Bu haber

yayınlandı

Editör

Son günlerde bazı sosyal medya hesaplarından, gazetecilik mesleğinin saygınlığını zedeleyici haber ve paylaşımları Aydın Gazeteciler Cemiyeti olarak üzülerek takip etmekteyiz.

Değerli meslektaşlarımız;

Gazetecilik, onurlu ve sorumluluk sahibi kişilerce yapılması zorunlu bir meslektir. Bu yüzdendir ki gerçek gazetecilerin, uymaya söz verdikleri BASIN MESLEK İLKELERİ vardır. Gazetelerinde ve internet haber sitelerinde künyelerine son derece yerinde bir mesleki sorumlulukla, bir meslek nişanı olarak “GAZETEMİZ BASIN MESLEK İLKELERİNE UYMAYA SÖZ VERMİŞTİR” diye yazarlar. Ve bu saatten sonra onlardan beklenen de; bu ilkelere harfiyen uymak ve her bir ilkeyi, mesleğinin ve şahsiyetinin gereği olarak yerine getirmektir.

16 Maddeden oluşan ve kendini gazeteci olarak tanımlayan her kişi ve kurumun uymakla etik olarak zorunlu olduğu BASIN MESLEK İLKELERİ’nin

1.maddesinde: Yayınlarda hiç kimse; ırkı, cinsiyeti, yaşı, SAĞLIĞI, BEDENSEL ÖZRÜ, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz” denmektedir.

Ben GAZETECİYİM diyen herkesin 16 maddeden oluşan “BASIN MESLEK İLKELERİNİ”harfiyen yerine getirmesi bir mesleki zaruriyettir.Bu 16 madde; gazetecilerin kanunu, anayasası, meslek kuralları, etik kuralları, şanı, namusu kısacası her şeyidir.

Aydın Gazeteciler Cemiyeti olarak üzülerek takip ettiğimiz ve şahit olduğumuz bu tip gelişmeler, mesleğimizi itibarsızlaştırmaya götürecek gelişmelerdir. Hiçbir gazeteci meslektaşımın, kamu adına anayasanın mesleğimize tanıdığı haklarla ve bin bir zorluklarla yürüttüğümüz mesleğimizi ayaklar altına almaya ya da aldırmaya hakkı yoktur. Gerçek gazeteciler buna asla izin vermeyecektir. Kimin gazeteci olduğuna karar verecek olan da kendi iç disiplinimiz içinde yine gerçek gazeteci meslektaşlarımız ve kamu vicdanıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle,mesleğimizin saygınlığını devam ettirmek adına, bu tür yayınlarda ısrar eden meslektaşlarımı, “BASIN MESLEK İLKLELERİNE” uymaya çağırıyor, işini hakkıyla yapan meslektaşlarıma, gazetecilik mesleği ve cemiyetimiz adına teşekkür ediyor, bu tür davranışlarda bulunanları kınıyor, aksi tutum ve davranışlarını devam ettirenler hakkında da cemiyetimizce gerekli her türlü mesleki ve hukuki girişimin yerine getirileceği hususunu bilgilerinize sunuyoruz.

BASIN MESLEK İLKELERİ

Yayınlarda hiç kimse; ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz”
Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı yada incitici yayın yapılamaz.
Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez.
Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.
Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz.
Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.
Saklı kalması kaydıyla verilen bilgiler, kamu yararı ciddi bir biçimde gerektirmedikçe yayınlanamaz.
Bir basın organının dağıtım süreci tamamlanmadan o basın organının özel çabalarla gerçekleştirdiği ürün, bir başka basın organı tarafından kendi ürünüymüş gibi kamuoyuna sunulamaz. Ajanslardan alınan özel ürünlerin kaynağının belirtilmesine özen gösterilir.
Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez.
Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.
Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır.
Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır.
Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır.
İlan ve reklam niteliğindeki yayınların bu nitelikleri, tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilir.
Yayın tarihi için konan zaman kaydına saygı gösterilir.
Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar.

Semra ŞENER
Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

Yılmaz Karaca’nın acı günü

Bu haber

yayınlandı

Editör

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca’nın annesi Kadriye Karaca vefat etti. Karaca yarın son yolculuğuna uğurlanacak

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca’nın annesi Kadriye Karaca geçirdiği rahatsızlık sonucu vefat etti. Kadriye Karaca’nın yarın (14 Kasım) Vişnelik Mahallesi’nde Mahmud Sami Ramazanoğlu Camii’nde öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlanacağı belirtildi. Merhumeye Allah’tan rahmet, Karaca ailesine baş sağlığı diliyoruz.

Ege7Gün

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

Güncel

Akşener: Az yiyin de et fiyatları düşsün diyorlar

Bu haber

yayınlandı

Editör

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.Diyanet İşleri Başkanı Eli Erbaş’ın Kadir Mısıroğlu ziyaretine çok sert tepki gösteren Akşener, Erbaş’ın görevden alınması çağrısında bulundu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1. Dünya Savaşı’nın bitimi için Fransa’da verilen davete katılmasına da değinen Akşener, “Şunu iyi dinle Türkler için 1. Dünya Savaşı İzmir’de düşmanın denize dökülmesiyle bitmiştir. 1. Dünya Savaşı’nı kabul etmeyen ve İstiklal Harbini başlatan Meclis’i temsilen neden gittiniz oraya Mondros’u kutlamaya mı gittiniz?” ifadelerini kullandı.

“MONDROS’U KUTLAMAYA MI GİTTİNİZ?”

“Şanlı Türk tarihi bir kaya gibi ortada dururken, bunlar dünyayı Fesli tarihinden okumaya devam ediyor.Beyefendi Fransa’da gerçekleşen 1. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin yıl dönümü kutlamalarına katıldı.Aç kulağını iyi dinle.Türk Milleti için 1. Dünya Savaşı 11 Kasım 1918’de değil.9 Eylül 1922’de, İzmir’de bitmiştir.Türkler savaşın sonuçlarını tanımayan tek millettir.1. Dünya Savaşının galip devletleri orada. Anladık.Mağlubiyet metnini kabul eden Almanya orada. Onu da anladık.Peki 1. Dünya Savaşı’nın sonucunu kabul etmeyen ve İstiklal Harbi’ni başlatan Türk milletinin temsilcisi olarak sen ne arıyorsun orda? Mondros’u kutlamaya mı gittin, Senin ne işin var orada?”

“YANDAŞ MÜTEAHHİTİ KURTARACAĞIM DİYE”

“Bir paket çay 30 lira olmuş, 1 teneke salça 70 lira. Millet yavan ekmeğin hesabında, ama beyefendi yağla-balla besleniyoruz sanıyor. Et fiyatları için ne dedi biliyor musunuz?“Refah arttı, o kadar çok et tüketiliyor ki, fiyatlar o yüzden yükseldi”.Deyim yerindeyse Ağa milletle eğleniyor.81 milyon işi gücü bırakmış, sabah-akşam et yemişiz…E iktidar da millete et yetiştiremez olmuş, ve fiyatlar artmış.Sanki millet açlıktan değil protein yüklemesinden müzdarip. Allah aşkına, Milletini tanıyan adam böyle konuşur mu? Allah’tan korkun be. Hayvancılığı bitirdiniz. Yeme %70 zam yaptınız. Millete şarbonlu et yedirdiniz. Besmelesiz et yedirdim demiyor da “az yiyin de fiyatlar düşsün” diyor.

Bakın, Tarım Bakanı, kişi başına yıllık et tüketimimiz 15 kilo diyor. Dengeli beslenme için, bunun en az 33 kiloya çıkması lazım.Amerikalılar, kişi başına yılda 120 kilo, Avrupalılarsa 80 kilo et tüketiyor. Onlarda zam yok. Yılda 15 kilo et ile yetinen Türkiye’de, zam üstüne zam. Refahla ilgili söyledikleri de yanlış. Herkes eline kalemi kâğıdı almış, nereden neyi kısabilirim diye hesab-ediyor. Her 3 gençten birinin işsiz olduğu ülkede, hangi refahtan bahsediyorsun? 20 milyona yakın vatandaşımızın, sosyal yardımlara muhtaç olduğu Türkiye’de, hangi refahtan bahsediyorsun?Öğünler eksilip, lokmalar küçülürken, siz hangi sofralardasınız ki, bol bol et tüketildiğinden bahsediyorsun? Fransa kraliçesi Mari Antuane, “Ekmek bulamayan pasta yesin” demiş ya,,Bizim iktidar da, ekmek bulamayana, bunlar çok et yiyolar, diyo.

Eeey iktidar; Bu tabloya, siz refah diyorsunuz ama, biz millet olarak, bildiğin kriz diyoruz. Krizi, saraya 48 yeni araç alan siz değil, millet olarak biz yaşıyoruz. Üstelik kriz parti ayrımı da yapmıyor. İktidara oy vereni de, vermeyeni de yakıyor. İktidar muhalefete oy verenleri ateşe atıp, AK Partilileri kurtarmış değil. Tablo, AK Partilileri de yakıyor. Çünkü iktidar, kendisini iktidara taşıyanlara sırtını döndü. Kendisini yıllardır iktidarda tutan vatandaşları unuttu. Para babası bir avuç yandaştan başka, kimseyi kurtaracağı yok. Ağlak müteahhite “Kurtarma planı” hazırlıyor, burs isteyen gencimize de “beleşçi” diyor. Esnafa “fırsatçı” diyor. Emeklilikte yaşa takılanlara da “yük olur” diyor.

İş isteyeni fırçalıyor, sosyal yardımları kesmek için fırsat kolluyor.Ama yandaş kodamanların satılmayan evlerini, milletin parasıyla satın almaya kalkıyor. Buradan uyarıyorum; Yandaş müteahhiti kurtaracağım diye, milletimize nefes aldıran sosyal yardımları kesmeye kalkma. Ve buradan ilan ediyorum; İYİ Parti olarak, 31 Mart’tan itibaren, yandaşın cebine aktarılanları toplayacağız. Vatandaşımızın cebine koyacağız. O yardımlar, üreten milletimize, analarının ak sütü kadar haktır, helaldir. Farkımız odur ki, bunların çaldıklarını gerçek sahibine, milletimize vereceğiz.Yandaş müteahhidi kurtarma hazırlığı dedim ya, bunu biraz açalım.İktidara yakın müteahhitlerin buluştuğu bir dernek, üyelerine çağrı yaptı. Elinizde kalan, satamadığınız ev ya da işyerlerinin listesini gönderin dedi. Neden? İktidar, paraya boğduğu o zenginleri ihmal etmemiş, kafa yormuş. Ellerinde kalan binaları, sizin, milletin parasıyla devlete alacaklar. Nasıl yapacaklar bunu?Binaları indirimli satın alacaklar. Paranın yüzde 70 ile banka kredilerini kapatacaklar. Kalan yüzde 30’unu da o müteahhitin cebine koyacaklar.”

Yorumlar

yorumlar

Devamını Oku

KALENDER ÇİZİYOR

Advertisement

Son Haberler

Anketimize Katılın

Aydınlıların Firma Rehberi

SPOR GÜNDEMİ

Advertisement

Hava Durumu

booked.net

Döviz Kurları

Advertisement

Şans Oyunları Sonuçları

Faydalı Linkler

Günün Manşetleri

Advertisement

PUAN DURUMU

Advertisement

Facebook

Trend Haberler